Organic Farming and the Goat's milk

Pelin Omuroğlu Balcıoğlu, Çiftçi-Üretici

İnsan anne olunca hayatının bütün gündemi değişiyor. Gazete ve kitap okumak , internete girmek, tv izlemek veya  çalışan bir bayansanız işinize konsantre olmak hayal oluyor . Aklınızda sadece ve sadece o minicik eller...Acıktı mı, susadı mi, gelişimi normal mi, uykuda nefes alıyor mu, üstü açık ve üşüyor mu diye sayısız kaygı ve düşünce içinde buluyorsunuz kendinizi. İlk altı ay emziren anneler için bebeği beslemek nisbeten kolay. Çünkü harika bir mekanizmaya sahip olan anne bebekten aldığı “süt lazım” sinyalini hemen değerlendirerek  üretime geçiyor ve anında tazecik ve hijyenik sütü hazırlıyor ! Bu süt ile bebek bağışıklık sistemi maksimum düzeyde hayata hazırlanıyor. Annenin gıdasına bağlı olarak günlerini sürdüren minikler 6. aydan itibaren ek gıdaya geçiyor. Yeni başlayacak döneme anne “Şimdi ben bebeğimi en güvenli hangi gıdalarla besleyeceğim?” sorusuyla giriyor. İşte tam bu noktada organik tarım annelerin imdadına yetişmeye çalışıyor ve haklı kaygılara biraz da olsa çözüm getirmek için uğraş veriyor.
Benim de günlerim 16 aylık oğlumun ilk adımlarına kadar çok telaşlı geçti. Ne minik oğlumu bırakabiliyordum ne de çiftliği tam manasıyla babama emanet edebiliyordum. Oğlumun hayattaki ilk adımları her ikimizin de özgürleşme isteğini artırdı. Anne olduktan sonra daha da artan duyarlılığımı doğaya ,sağlığa ve yeni nesillere aktarmak isteği oğlumun keşif yolculuklarıyla birlikte çok keyifli bir hale dönüştü.
1999’da  başladığımız tarımda  2003 yılından beri İzmir,Urla –Yağcılar Köyü’ndeki çiftliğimizde organik sertifikalı olarak bitkisel üretim ve hayvancılık yapıyoruz. Sertifikalı demek ihtiyacı duyuyorum çünkü maalesef “organik” kelimesinin semt pazarlarında tüketilmiş olduğunu görüyorum. Satış tekniği olarak hemen hemen bütün pazarcılar ürünlerini “ORGANİK” diye adlandırıyorlar. Bu ürünleri satın alan pek çok tüketiciyi gözlemliyorum ve kimsenin de “hani bu ürünün sertifikası” diye sorduğuna rastlamıyorum. Yasal olarak sertifikası ve bakanlık stikırı bulunmayan ürünleri “organik veya ekolojik” olarak satan kişilerin ceza alması gerekiyor. Ancak bugüne kadar cezai bir yaptırım ve denetim olmadığı için halkımız büyük ölçüde yanıltılıyor. Organik tarıma oldukça geniş yer veren basın sayesinde bu yanlış uygulamanın yakın bir gelecekte ortadan kalkacağını umuyorum.
Ziraat ile uğraşmaya başladığımdan beri  çok hoş anılarım oldu. Bunlardan beni en etkileyeni yaklaşık iki sene  önce bir yaşındaki oğlunun gıda alerjisi yüzünden bizden keçi sütü isteyen arkadaşım oldu. O dönemde Türkiye’de ilk ve tek organik hayvancılık sertifikasını biz almistik. Dolayısı ile bu minik oğlana hayran olduğum şampiyon bir süt ırkı olan Saanen keçilerimizin sütünü rahatlıkla verebiliyordum. Peki bu alerjik bebeğe neden keçi sütü tavsiye edilmişti? Bildiğiniz gibi çocuk beslenmesinde süt tüketimi oldukça gereklidir ve sütün bünyesinde yer alan  protein, kalsiyum, vitamin, mineral,enzim vb. en önemli besin maddelerindendir.  Hangi canlı türünde olursa olsun sütün bileşenleri aşağıdaki gibidir:
Su    % 86.6-89.5
Kuru Madde  % 11-38
Yağ   % 1.8 -20
Protein   % 2.5- 15
Laktoz (süt şekeri) % 1.3 – 7
Kül (kuru madde)  % 0.5 – 2.5
Resmi gazetede yayınlanan değişik canlılardan elde edilen sütlerin bileşenleri de aşağıdaki gibidir:
Süt türü %Kuru madde  %Yağ  %Protein %Laktoz %Kül
 İnsan  12.4   3.8  1.0  7.0  0.2
 İnek  12.6   3.7  3.4  4.7  0.7
 Keçi  13.2   4.5  3.2  4.1  0.8
Yukarıdaki değerler bize keçi sütü ile anne sütünün birbirine çok benzediğini gösteriyor. Ayrıca keçi sütü sulandırıldığında  anne sütüne kıvam olarak çok yaklaşıyor. Keçi üretimi Türkiye’de uzun yıllar rağbet görmediğinden ve dolayısı ile keçi sütünün temininde yaşanan zorluklardan ötürü inek sütü alerjisi olan bebeklere doktorlar keçi sütünü öneremedi. Köylerle veya keçi üretimi yapan kişilerle tanışıklığı olanlar bu faydalı sütten yararlanabildi. Az önce bahsettiğim arkadaşımın oğlundan sonra başka anneler de yine bebeklerinin inek sütü alerjisi sebebiyle bize ulaştı. Artan talep ve bebeklere süt ulaştırabilmek bir yandan beni sevindirirken bir yandan da “başka ne yapabilirim” sorusunu oluşturmaya başladı.  Hem organik hayvancılık yapıyor hem de belki pek çok bebeğe şifa olabilecek bir hammadde elde ediyordum. Önce ilk iş olarak  organik bebek maması yapan firmalarla görüştüm. Ancak üretimlerinin Türkiye’de olmamasından dolayı sonuç alamadım. Daha sonra bazı büyük mandıralarla görüştüm maalesef yine sonuç olumsuzdu. Bunun üzerine kendi çiftliğimizde butik mandıra kurmak istedik ama bu sefer de altyapı sorunlarından ve buna bağlı olarak karşılaşacağımız maliyetten ötürü mümkün olmadı. Sonunda da 100 adet sağmal Saanen keçimizi sattık. Bu kararı almak benim için hiç kolay olmadı çünkü gerçekten bu keçilere hayranlık duyuyor ve onların bu ürününü işlemek için can atıyordum.  İki gün evvel internette araştırma yaparken Bolu’da Bolca Hindi’nin sahibi Sayın Şerafettin Erbayram’ın bu yönde bir girişimi olduğunu öğrendim. Hatta Saanen keçilerinin sütünden Bolana markalı peynir yaptığını ve özel siparişle  bunları sattığını da. Okuduğum haberlere göre Şerafettin Bey çok yakında keçi sütünü piyasaya sürecek ve hatta keçi sütünden bebek maması  yapacakmış. Harika bir girişim! Böylece çok yakında pek çok minik bebek keçi sütü tüketebilecek ve belki anneler de biraz olsun rahat uyuyabilecek. Şerafettin Bey’i gerçekten yürekten kutluyorum ve bir sonraki projesinin de organik keçi sütü olmasını temenni ediyorum.
Konu gelecek nesiller ve onların sağlıklı gelişimi olduğuna göre organik tarım yapan üreticilerin çocuk doktorlarıyla birlikte işbirliği yapması hem annelerin yükünü biraz daha hafifletmesi  hem de çocuk sağlığını maksimum düzeyde tutabilmesi açısından çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Her ne kadar organik tarım kavramı “neden, niçin ve nasıl” olarak daha ağırlık kazanmış olsa da belki doğru kitlelere ulaşmak bir anlamda pazarlama sorununu da ortadan kaldıracak ve biz üreticileri tüketicilerle daha sıcak diyaloglar  içine sokacaktır.


Makalenin Tarihi:
28-Eylül-2006
Yayınlandığı Yer: www.tarimmerkezi.com

 
 
 
 
 
Copyright © 2012. All right reserved. Design by Suleyman Degirmenci